25 Mayıs 2013 Cumartesi

YAVUZ SULTAN SELİM

Yavuz Sultan Selim Padişah olmadan önce Şah İsmail'in ülkesine gider ve saraya girmenin yollarını arar. Birden aklına Şah İsmail'in satrancı çok sevdiği gelir ve köylerde kasabalarda santranç oynayarak nam salar.

Şah İsmail bu kişiyi merak eder ve sarayına çağırır. Yavuz Sultan Selim ve Şah İsmail satranca başlarlar. Biraz zaman geçtikten sonra Yavuz Sultan Selim Şah İsmail'i Şah Mat eder ve yener.

Şah İsmail bu duruma kızar ve Yavuz Sultan Selime ; "Sen nasıl Şah'ını şah mat etme cürretinde bulunursun" diyerek tokat atar.

Yavuz Sultan Selim özür diler ve ülkesine döner. Aradan zaman geçer ve Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim bir savaşta karşı karşıya gelir.

Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail'i yener. Ardından o meşhur şiirini yazar:

Sanma şahım / herkesi sen / sadıkane / yar olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyar olur
Sadıkane / belki ol / alemde bir / dildar olur
Yar olur / ağyar olur / dildar olur / serdar olur

Şiirin tercümesi şöyledir:

Şahım Sen Herkezi Sadık Yar Sanma,
Sen Herkezi Dost mu Sandın Belki O Düşman Olur,
Sadık Ol Belki O Alemde Komutan Olur,
Yar Olur, Düşman Olur, Komutan Olur, Sevgili Olur.

Bu şiiri önemli kılan bir diğer özellik de Yavuz Sultan Selim'in yazdığı dörtlükteki o muhteşem zeka göstergesidir.

Şiirde ayırma işareti olan kelimeleri yukarıdan aşağıya okuduğumuzda aynı dörtlükle karşılaşırız. Bu da Yavuz Sultan Selim'in hem şiirdeki ustalığına hem de muhteşem zekasına bir örnektir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder